Seçilenler


Sayın Aysel KERİMOĞLU 2016 Yılı Elçisi


5 yıl önce malesef şu an bizimle olamayan bir arkadaşımın hastalanması sonrasında tanışmıştım stoma ile, o zaman 'vay be ne güzel bir çare hayata kaldığın yerden geri dönmek için' demiştim ve çok şaşırmıştım yapılan operasyona. Tabi ayrıntılarını ise çok bilmiyordum. 3 yıl sonra ben başka bir hastalık sebebiyle ameliyat olma aşamasına geldiğimde ki bu sindirim sistemiyle hiç alakası olmayan bir operasyondu.


Doktorum benim ameliyat bölgemin derin ve enfeksiyona çok açık olacağını ve bunun için stoma açılması gerektiğini söylediğinde 2. kez karşıma çıkmıştı. Az çok bilgim olduğu için ve bacağımı kaybetme ihtimalinin endişesi daha ağır bastığı için sanırım kafam bu konuya çok takılmamıştı.


Ameliyattan sonra 3 gün yoğun bakımda kaldım ve odaya çıktığımda stoma bakım hemşiresi gelerek beni ilk keza adını 'erik' koyduğum bağırsağımla tanıştırdı. Hastanede uzun süre yattığım için dışardaki hayatı pek düşünmeye ihtiyaç duymamıştım. Her geçen gün daha rahat ve pratik temizleyebiliyor adaptörünü daha rahat takabiliyordum. Ara sıra aklıma gelen soruları hem arkadaşıma hem de stoma hemşireme soruyordum. Mesela önce biraz fazla temizleyip tahriş ettiğim için minik kanamalar oldu sonra zarar vermeden temizlemeyi öğrendim. Gaz çıkışı olduğunda yanımdakileri “erik işte napalım” diyerek şaka yollu haberdar ediyorum.


Adaptörü duşta çıkarmıyordum. Adaptörü değiştirirken çok fazla açık tutmuyordum. Ufak kızarıklık bir iki minik yara olunca öğrendim ki duşa çıkarıp girmek ya da adaptörü değiştirirken en azından 30 dakika bekleyip sonra takmak tüm bunları çözüyormuş.



Torbam hep dolu olacak zannediyordum ama ameliyattan bir süre sonra normal hayattaki gibi düzene girdiği için bu endişem de yok oldu. Yüzmeye gidip güçlenmem gerekiyordu, endişeleniyordum açılır mı acaba diye ama denedim hiç bir şey olmuyor çok rahat bir şekilde yüzebiliyorum.


Çevremdeki herkese stoma hakkında bilgi verip onların da aşina olması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bir gün onlar da bununla tanışmak zorunda kalırlarsa bir engel olmayıp aksine 2. bir şans verdiğini ve dışarda normal bir şekilde dolaşabileceklerini bilsinler ya da stomasıyla barışamayan bir insanla karşılaştıklarında garip bakışlar atmak yerine bunun normal olduğunu bilmeleri belki de o insanın stomasıyla barışmasını sağlayabilir.
Son olarak bu ameliyatı olması gereken ama erteleyen kişilere söyleyebileceğim tek şey ise stoma engel değil aksine özgürlüktür. Ağrısız, acısız günler ve kaliteli bir hayattır.



Sayın Neşe ERDURAN 2015 Özel Ödül


Ülseratif Kolit teşhisim 1995'te kondu. Yaklaşık 2 senede bir aktif hale geliyor, ilaçla toparlıyorduk. Zor oluyordu ama çalışmaya devam ediyordum. Bu arada Trakya Üniversitesi Tekstil bölümü ve üzerine Açıköğretim Fakültesi Halkla
İlişkiler bölümlerini bitirdim.2009'da evlendim, 2010'da ise hamile olduğumu öğrendim. 1,5 aylık hamileyken tekrar hastalandım, günde neredeyse 20 kez tuvalete gidiyordum. Hamileliği sonlandırmak istediler ama ben izin vermedim. 3,5 aylık hamileyken ameliyat oldum. Artık ileostomiliydim.


Oğlum Caner Efe sağlıklı bir şekilde dünyaya geldi şimdi 4,5 yaşında ve üstelik bir de kız kardeşi var :) Koruma amaçlı bazı ilaçlar kullanıyorum onun haricinde hiçbir problemim yok. Arkadaşlarım gezerken ben hep evdeydim, ameliyat beni hayata döndürdü. Stoma bakımımı ailecek yapıyoruz. Oğlum merak ediyor, pastayı veriyor, mendili tutuyor. Beraber yatarken bana çok özen gösterir, stomaya zarar gelmesin diye sol tarafımda yatar. Eşim en büyük desteğim, sayesinde ilişkimiz hiç etkilenmedi. Her konuda en büyük yardımcım. Tüm işimi kendim yaparım.


Çevrem beni hasta kabul etmez, zaten değilim. Hayat güzel, yaşamaya değer. Ben 2. hayatımı yaşıyorum. Evde dikiş dikiyorum, 50m2 bir terasımız var orada domates biber yetiştiriyorum. Kitap okumak, film seyretmek en büyük keyfim. Ev işleri bitince mutlaka kendime vakit ayırırım.


Yaşamı yeniden düzenlemek gerekiyor. Mesela ağır kaldırmamaya dikkat ediyorum. Badem yiyince ishal oluyorum, çekirdek yiyince düzeliyorum. Herkes kendi vücüdunu öğrenmeli, ne yersem ne oluyor, bana ne iyi geliyor bilmeli. Sütü normal içemiyorum gaz yapıyor, ama acı kakao ile içince problem yaşamıyorum mesela. Soda içiyorum, gaz yapan yiyeceklerden uzak durmaya çalışıyorum.
Hasta olunca 1000 mg antibiyotik ishal yapıyor daha düşük doz kullanıyorum gibi.


Sigara alkol kullanmıyorum. 3 ayda bir kan idrar tahlili yaptırıp eksik mineralim varsa öğrenip ona göre ilaç kullanıyorum. Mesela benim cildim çok kurudu ameliyat sonrası, güneş kremi sürüp çıkıyorum dışarıya. Ayrıca gece-gündüz kremleri kullanıyorum. Denize girmeyi çok seviyorum. Torbayı değiştirmiyorum sadece havlu ile kuruluyorum. Doktorlar bağırsağımı içeri almak istiyorlar ama ben böyle rahatım. Ülserler tekrarlar mı diye endişeleniyorum.Dedim ya hayat güzel keyfini çıkarmak lazım.



Sayın Mesut ÇEVİK 2015 Özel Ödül



Mesut Bey, henüz 1 yıldır bir ostomili birey olmasına rağmen kısa sürede eski yaşantısına geri dönebilen bir bireydir. Mesut Bey, ostomi ile ilgili duygularını paylaşırken özellikle aile ve çevre desteğini vurguladı. “Alışık olmadığım bir durumdu doğal olarak, ama iyi ki ameliyat olmuşum. Yeni bir dönem başladı, aksini düşünemiyorum şu an. Ailem en büyük desteğim, onlar yanımdaysa her şey yolundadır.


Ailemin yanı sıra ConvaTec sayesinde eski hastalarla tanıştım, onların anlattıklarıda bana çok destek oldu. Şimdi ben de yeni ameliyat olmuş ve yardıma ihtiyacı olan bireylerle görüşüyorum, hatta adaptörünü değiştirdiklerim oluyor. Ben ayaktayım ve çalışmaya devam ediyorum, onlar da yapabilirler.


İnsanın önünde örnek olunca daha rahat kabulleniyor durumu. En büyük hayalim, uzun bir yurt dışı gezisi. Stomam buna kesinlikle engel değil. Keyif aldığım her şeyi yapmaya devam ediyorum.” İzmir’de yaşayan Mesut Bey ve ailesi yaşam sevinçleriyle örnek oluyor.



Sayın Arif GORİÇA 2015 Özel Ödül


Benim hastalık hikayem yaklaşık altı ay önce tuvalete sık gitmeyle başlıyor. İki ay sürünce bu rahat olmayan durum için kolonoskopi yaptırarak dert nedir çözelim dedim, kendim kaşındım yani. ''Sanırım kötü gibi ama bir sonucuna bakalım patolojinin'' deyip gelişen süreç sonunda beni bir radyoterapi, kemoterapi ve ameliyata götürdü. Her bir aşamasında tek amaç hastalıktan kurtulmak, tek yöntem de tıp ne gerektiriyorsa onu yapmaktı, ameliyatsa ameliyat
olacaktı çözüm.


Anladım ki iyi bir tıp ekibi sizi tüm süreçler boyunca güçlü kılıyor. Gerek doktorlar, gerekse hemşireler en başında sizi iyi bilgilendirir, tedavi sonucunda neler olacağını iyi anlatırlarsa, eliniz çok daha güçlü giriyorsunuz kavgaya, ki bana öyle oldu. Pozitif bir insan olmaya çalıştım hayatım boyunca, buna bir de her şeye pozitif bakan bir tedavi ekibi katılınca, ne mutlu, tedavinin sonuna geldiğim bu günlerde savaşımızın başarılı olduğunu hissediyorum.


İlaç tedavimi, ışın tedavimi, ameliyatımı ve sonra tedbir amaçlı ilaç tedavimi oldum. Elbette hayat boyunca stoma taşımak insana zor geliyor başta. Bana da öyle oldu. En başında karşılaşacağım sonuçlar arasında sayılan bu sonuç benim çok moralimi bozdu. Hatta neredeyse ölümcül olabilecek hastalığımdan bile önemli bir yer tuttu benim için o zamanlar. Tıp ekibinin olumlu bilgilerle desteklemesi, karşılaşacağım şeyle ilgili yazılı ve görsel bilgi paylaşmaları beni önce biraz rahatlattı, daha kolay Kabul etmemi sağladı sonucu.


Şimdi iyiyim, günlük faaliyetlerime teşhis sonrası doktor emrine uyarak önce yaptığımın iki katını yapmaya çalışarak devam ediyorum. Yürüyüşü, bahçeyle uğraşmayı hep sevdim, şimdi de bunları rahatça yapabildiğimi görüyorum. Hayatımda neredeyse hiç değişiklik yapmadan devam ediyorum ve anladım ki stoma ile bir hayat gayet mümkün.