Seçilenler

 

“30 Eylül 2014 tarihine kadar gelen başvurular arasından seçilen Program Elçisi ve Özel Ödül sahipleri “    

 

Sayın Binnur Semiz 2015 Türkiye Program Elçisi


Binnur Hanım 1969 doğumlu, bir çocuk annesi. 1998 yılından itibaren omurilik felçlisi olarak yaşamını sürdürmektedir. Tekerlekli sandalyede ülkemiz şartlarında sosyal alanın kısıtlı olmasının yanında bilindiği üzere tuvalet ihtiyaçlarını gidermek, zamanlamasını ayarlamak başlı başına bir sorun.

 

Günlerce yemek yemedikleri gibi istedikleri an dışarı çıkma lüksünü kaybetmiş olmaları yanında bir çoğu bez de kullanmaktadır. Binnur Semiz tüm bu sıkıntıların üzerinden gelebilmek için Temmuz 2011'de hayat kalitesini arttırmak için kolostomi ameliyatı olmayı seçmiş; "Tekerlekli sandalyede yaşam birçok açıdan zorlu olabiliyor.

 

Benim için ostomi ameliyatı bir hastalık nedeniyle değil, hayat kalitemi arttırabilmem açısından bir gereklilikti. Şimdi bağımsız olarak hareket edebiliyorum, kendimi sınırlamıyorum, istediğim saatte, istediğim şeyi yiyebiliyorum, daha özgürüm, daha az banyo yapma ihtiyacım oluyor. Tüm omurilik felçli hastalara yeni hayatımı anlatmak, bu özgürlüğü onlarla paylaşmak istiyorum. Ne olduğunu bilsem de ilk stomayı gördüğümde iki saniyeyi almayan bir çığlık attım. En büyük desteğim kardeşim Tahsin oldu. Sonrasında kendimi ne kötü hissettim ne de pişman oldum. Tüm sıkıntılarım geride kaldı.

 

Çalışmayı seviyorum ve hayatın güzelliklerini yaşıyorum. Kolostomi firmalarının özellikle omurilik felçli hastalara ulaşıp yaşam kalitelerini benim yaptığım gibi artırmaları konusunda yardımcı olmalarını rica ediyorum..." Binnur Semiz bazı şeyleri yemeden bağırsak terbiyesini kendi yapabilecek tecrübeye sahip olmasına rağmen daha özgür olmak için kolostomi seçeneğini kullanan birkaç kişiden biri. Bu konuda kendisine gelebilecek her türlü soruya cevap verebileceğini söyleyen Sayın Semiz, kendisi gibi bu sıkıntıları yaşamak zorunda kalan insanların tek bir gün de olsa bu özgürlüğü yaşamaları en büyük arzusu...


Sayın Seda Yazıcı 2014 Türkiye Program Özel Ödülü


Seda Hanım, 1995 doğumlu, üniversite öğrencisi, halen Ordu'da yaşıyor. 2014 Eylül ayında kolon kanseri nedeniyle kolostomi açılan Seda Hanım, deneyimlerini şöyle paylaştı;

 

"Henüz kendi bedenimde çok büyük bir deneyim sahibi değilim ama babamdan gelen 20 senelik bir ostomi tecrübem var. Çok yakın zamanda ablam da ostomili oldu.

 

Ben onların izini takip edeceğim. Esasında işim diğer bireylere göre daha kolay. Ailem en büyük destekçim. Diğer ostomili bireylere söyleyebileceğim en önemli şey; sabırlı olmaları, mutluluk için payına düşenleri azimle, hırsla ve çabayla yapmaları.

 

Benim en büyük hedefim iyi bir dereceyle üniversiteyi bitirmek. Kendinize bağlanacak bir neden seçmezseniz yaşamak çok zor olur. Herkesin bir hedefe ihtiyacı var. Gülmeyi kendime hobi edindim, sizlere de tavsiye ederim."


Sayın Cansu Şamar 2014 Türkiye Program Özel Ödülü


Cansu Hanım, 1985 doğumlu, halen öğrenci. 2014 Mart ayında Crohn hastalığı nedeniyle ameliyat oldu ve kolostomi açıldı. Bizlerle hikayesini paylaştı;

 

"Gerek hastalık süreci olsun gerekse ameliyat süreci, oldukça zor zamanlar geçirdim.

 

İlaçlar yan etki yaptı, ameliyat sonrasında ise prolapsus oldum... Fiziksel açıdan değil ama psikolojik açıdan çok etkilendim, sosyal hayatım değişti.

 

En çok ailem destek oldu bana. Ama esasında insan kendi kendini tedavi etmeli, sonuçta bu hastalık başıma geldi ve ben bununla yaşayacağım. Bunu kabul etmek lazım; yaşamıma kaldığım yerden devam etmeli, hayata olumlu bakmalıyım.

 

En iyisi kendi doktorunuz olmak: ne yersem ne oluyor, neler içebilirim, neye dikkat etmem lazım, artık sağlığım daha da önemli. Şimdi tekrar üniversite sınavına girip zihinsel engelliler öğretmeni olmak istiyorum. Hedefim olmalı, bunları gerçekleştirmeliyim."


Sayın Hüseyin Uğur Emer 2014 Türkiye Program Özel Ödülü


Hüseyin Bey, 1976 doğumlu, evli ve 2 çocuk babası, Deniz Astsubayı. 2014 yılı Mart ayında ülseratif kolit nedeni ile ameliyat oldu ve kolostomi açıldı. Kolostomi ile ilgili duygu ve düşüncelerini şöyle anlatıyor; "Ameliyat öncesi çok ağrı ve sancım vardı.

 

İş, ev ve sosyal hayatım çok etkilenmişti. Şimdi kendimi daha özgür hissediyorum. Sadece üniformama hasret kaldım, işe sivil kıyafetle gidiyorum. Bir insanın "bukalemun" gibi hayatın tüm şartlarına ve renklerine bürünebilmesi gerektiğini, "Polyanna" gibi en küçük şeylerden mutlu olmayı becermesi gerektiğini, bardağın içindeki su ne kadar az olsa da dolu tarafına odaklanmayı seçmeyi bilmesi gerektiğini öğrendim ve uyguladım. Her insan neyi yaşamak isterse öyle yaşar; ahlarla, vahlarla, keşkelerle hayatınızı öldürmeyin! Hayat treni yoluna devam ediyor; "Ostomi İstasyonu'nda takılı kalmayın, onu belinize taktığınız kemer veya bel çantası farzedin ve treni kaçırmayın.

 

En büyük hayalim çocuklarımın ülkeme faydalı bireyler olarak yetiştiğini görmek. Kendim içinse, bir ayağı denizde, bir ayağı bahçede, güzel bir emekli evinde yaşamak, torunlarımı kucaklamak.

 

Bu süreçte en büyük desteğim eşim oldu. Çocuklarımın hastaneden geldiğim günkü büyümüş de küçülmüş tavırları da unutulmaz...

 

Sloganım "zoru başarırız, imkansız zaman alır!"... Görevime, yaşamaya ve hayatın bana verdiği sorumlulukları yerine getirmeye devam..."